Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd tr-TR tugayayasan@osmaniye.edu.tr (Prof. Dr. Tugay Ayaşan) tugayayasan@osmaniye.edu.tr (Teknik Destek) Fri, 08 Mar 2024 10:26:23 +0300 OJS 3.3.0.7 http://blogs.law.harvard.edu/tech/rss 60 Enterococcus Faecium ve Origanum Onites Tozu İlavesinin Erkek Etlik Civcivlerde Büyüme, Bağırsak Sağlığı, Bağırsak Morfolojisi, Et Özellikleri ve Göğüs Eti MDA Düzeyleri Üzerine Etkileri https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/115 <p>Bu çalışmada, erkek etlik piliçlerde <em>Enterococcus faecium</em> (EF) ve <em>Origanum onites</em> tozunun (OOP) büyüme, bağırsak sağlığı ve et özellikleri üzerine olan etkinlikleri değerlendirildi. Toplam 160 (ROSS 308) bir günlük erkek piliç civciv rastgele dört muamele uygulamasına dağıtıldı. Muameleler; bazal diyet (<em>T<sub>0</sub></em>), bazal diyet + %0,2 EF (<em>T<sub>1</sub></em>), bazal diyet + %0,5 OOP (<em>T<sub>2</sub></em>), bazal diyet + %1 OOP (T<sub>3</sub>) olacak şekilde planlanmıştır. Canlı ağırlık artışı (CAA), <em>T<sub>1</sub></em> ve <em>T<sub>2</sub></em> gruplarında Kontrol (<em>T<sub>0</sub></em>) grubuna göre daha yüksek olarak saptanmıştır (P&lt;0,05). Muameleler arasında yem tüketimi, yemden yararlanma oranı, ölüm oranı, iç organlar, et özellikleri, göğüs eti MDA seviyeleri ve LAB sayıları ise farklılık saptanmamıştır (P&gt;0,05). Jejunum ve ileumda, Kontrol (<em>T<sub>0</sub>)</em> grubuna göre <em>T<sub>1</sub></em> ve <em>T<sub>2</sub></em> gruplarında villi uzunluğu artmıştır (P&lt;0.001). Kript derinliği jejunumda <em>T<sub>2</sub></em> ve <em>T<sub>3</sub></em> gruplarında <em>T<sub>0</sub></em> ve <em>T<sub>1</sub></em> gruplarına göre, ileumda ise <em>T<sub>2</sub></em> grubunda diğer gruplara göre daha yüksek bulunmuştur (P&lt;0,001).Villi uzunluğu/kript derinliği oranı jejunumda ve ileumda <em>T<sub>1</sub></em> grubunda diğer gruplara göre daha yüksek bulunmuştur (P&lt;0,001). Sekumda <em>T<sub>1</sub></em> grubunda Enterokokkus sayısı artmış, <em>T<sub>2</sub></em> grubunda <em>E. coli</em> sayısı azalmış (P&lt;0,05), Laktobasilli sayıları bakımından ise bir farklılık oluşmamıştır (P&gt;0,05). Taşlık ağırlığı <em>T<sub>1</sub></em> grubunda, <em>T<sub>0</sub></em> ve <em>T<sub>2</sub></em> gruplarına göre daha düşük bulunmuştur (P&lt;0,05). But etinin L* değeri, <em>T<sub>3</sub></em> grubunda kontrol grubuna göre artmıştır. Çalışmanın sonuçları, %0,5 OOP takviyesinin (<em>T<sub>2</sub></em>) probiyotik (<em>Enterococcus faecium)</em> takviyesi (<em>T<sub>1</sub></em>) ile benzer şekilde performans değerlerini iyileştirdiğini ve piliçlerde büyümeyi destekleyici potansiyele sahip olduğunu göstermiştir. Ancak farklı dozlarda OOP ilavesinin veya farklı stres faktörleri altında etkilerinin ortaya konulmasına yönelik çalışmalara da ihtiyaç duyulmaktadır.</p> Hüsamettin ÇELİK,Hüseyin ÇAYAN,Isa COŞKUN Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/115 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Kireçli Topraklarda Yetiştirilen Yerfıstığında (Arachis hypogeae L.) Demir Gübrelerinin Nodülasyona Etkisi https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/100 <p>Çalışmada; birinci ürün olarak yetiştirilen NC-7 yerfıstığı çeşidinde farklı form ve zamanlarda uygulanan demir gübrelerinin nodül oluşumuna etkileri araştırılmıştır. Bu amaç için yerfıstığında demir klorozunun çok yaygın olduğu Osmaniye’nin Kadirli İlçesi’nde 1999 yılında bir ve 2000 yılında ise iki ayrı lokasyonda tarla denemeleri kurulmuştur. Şelat [%6 Fe içeren Fe-EDDHA (etilendiamin-o-dihidroksifenil asetikasit) şelat] ve mineral [Pyrite: (FeS<sub>2</sub>) %23 S, %35 Fe] formdaki iki demir gübresi ekimden önce toprağa toz formunda uygulanmıştır. Toz ve sıvı şeklinde farklı formda iki yaprak gübresi ise ekimden 30, 60, 90 gün sonra olmak üzere üç farklı zaman ve bunların kombinasyonları şeklinde vejetatif aksama püskürtülerek verilmiştir. Farklı formlardaki demir gübrelerinin önce toprağa sonra yaprağa farklı zamanlarda uygulanmasını kapsayan denemede kontrol dâhil toplam 17 uygulama üzerinde çalışılmıştır. Demir eksikliğine duyarlı olan NC-7 yerfıstığı çeşidinde demir gübresi uygulamalarının köklerde nodül ağırlığı ve protein içeriğini etkilemediği belirlenmiştir</p> Ahmet YENİKALAYCI,Nazife TEMEL,Nurhayat ÇULLUOĞLU Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/100 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Bina Yapımında Kullanılan Tünel ve Ahşap Kalıp Sistemlerinin İş Güvenliği Yönünden İncelenmesi https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/96 <p>Yapı sektöründe kalıp aşaması, iş sağlığı ve güvenliği açısından çeşitli ve önemli riskler içerir. Bu çalışma, yapımı devam eden büyük çaplı konut şantiyesinde, tünel kalıp ve ahşap kalıp ekiplerinin maruz kalabileceği tüm tehlike kaynaklarını sahada tespit edilmesi ve alınması gereken önlemleri içermektedir. Büyük çaplı konut projelerinde taahhüt edilen sürelerde inşanın teslim edilebilmesi için; ekiplerin eş zamanlı ve olağandan hızlı çalışması gerekmektedir. Bu durum mevcut tehlikelere ek olarak başka tehlikelerinde oluşmasına neden olmaktadır. Ahşap kalıp ve tünel kalıp ekiplerinin saha alanındaki şantiye kurulumundan, iş bitirmelerine kadar olan süreçte maruz kalınabilecek tehlikeler değerlendirilmiştir. Kalıp sistemlerinde yüksekte çalışma ve kaldırma operasyonlarındaki tehlikeli durumların en başta gelen tehlikeler olduğu görülmüş ve inşaatın tüm aşamalarında iş sağlığı ve güvenliğinin önemi ortaya konulmuştur.</p> Eda AKTAŞ,Emel CEYHUN SABIR Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/96 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Genelleştirilmiş p-Fibonacci Q matrisleri ve Steganografi ile Bir Afin-Hill Şifreleme Uygulaması https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/110 <p>Afin-Hill şifrelemesi simetrik anahtarlı kriptografik bir algoritmadır. Literatürde, gizli anahtar adı verilen ve hem şifreleme hem deşifreleme için kullanılan simetrik anahtarın dezavantajlarının üstesinden gelmek için önerilmiş birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışmada, Fibonacci Q matrisleri ve Trellis tabanlı steganografik kullanılması ile üretilen bir gizli anahtar önerilmiştir. Çalışmamız biri Fibonacci Q matrislerine diğeri ise Trellis steganografi metoduna dayalı tekrarlı anahtarları içermektedir. Çalışmayı özel kılan şey, gizli anahtarın bilinmesinin deşifre için yeterli olmamasıdır.</p> Gülçin ÇİVİ BİLİR,Ilayda ALTINKOL Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/110 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Sıfır Atık İndeksi Kullanılarak Türkiye’deki Kentsel Katı Atık Yönetiminde Sıfır Atık Yaklaşımının İncelenmesi https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/116 <p>Doğal kaynakların hızla tüketilmesi ve iklim değişikliğinin yıkıcı sonuçları, hem kaynak kullanımının hem de atık yönetiminin doğru planlanması gerekliliğini ortaya koymaktadır. SA (SA) kavramı, meydana gelen tüm bu problemlerin çözümüne odaklanan bir strateji sunmaktadır. SA projesinin Türkiye’de yaygınlaşmasıyla, 2035’e kadar geri kazanımın %60’a çıkarılması hedeflenmektedir. Ülkemizin SA ile ilgili hedefleri dikkate alındığında; atık yönetim performansını değerlendirme aracı olan SA indeksi (SAİ)’nin rolü oldukça kritiktir. Bu çalışmada, Türkiye’nin 7 bölgesinin TÜİK 2020 verilerine göre en kalabalık illeri olan Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir, Samsun, Şanlıurfa ve Van seçilerek bu illerin kötümser (atık geri dönüşümü yapılmadan sadece nüfus artışına bağlı) ve iyimser (atık yönetimi 2035 yılı hedefindeki %60 atık dönüşüm verimine dayalı)şema olmak üzere iki farklı senaryoya göre 2035 yılı için SAİ değerleri hesaplanmıştır. Elde edilen veriler; 2020 yılı kötümser senaryoya göre Ankara, Antalya, İstanbul, İzmir, Samsun, Şanlıurfa ve Van illeri için sırasıyla 0,27, 0,18, 0,06, 0,16, 0,15, 0,17 ve 0,15 iken 2035 yılındaki kötümser ve iyimser senaryolara göre SAİ değerleri sırasıyla 0,22-0,30; 0,25-0,40; 0,04-0,32; 0,23-0,36;0,24-0,29; 0,25-0,45 ve 0,24-0,31 olarak hesaplanmıştır. Yanı sıra, SAİ, kentsel katı atık kaynaklardan kaynak geri kazanımı sayesinde sera gazı, potansiyel enerji ve su tasarrufu tahmininde de kullanılmıştır. Mevcut çalışmada elde edilen veriler dikkate alındığında, SAİ’nin yenilikçi bir araç olarak SA kapsamında atık yönetim performansının iyileştirilmesi ve malzemelerin ikamesinde kullanılabileceği öngörülmektedir.</p> Gamze DOĞDU YÜCETÜRK,Seda Nur ALKAN Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/116 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Çukurova Bölgesinde Yetişen Karadut Meyvesinin Yumuşak Çeliğin 0,5 M HCl Çözeltisindeki Korozyon Davranışına Etkisi https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/101 <p>Bu çalışmada Çukurova yöresinde bolca yetiştirilen karadut meyvesinin suyunun yumuşak çeliğin (YÇ) 0,5 M HCl çözeltisindeki korozyon davranışına etkileri araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre karadut suyu içeren ortamlarda YÇ’nin polarizasyon direncinin arttığı ve anodik polarizasyon eğrilerinden belirlenen akım değerlerinin ise azaldığı görülmektedir. Bu durum meyve içeriğinde bulunan organik maddelerin YÇ yüzeyine adsorpsiyonu sayesinde yüzeyde inhibitör filmi oluştuğu ve bu filmin de korozyon hızını azalttığı şeklinde yorumlanmıştır. Söz konusu inhibisyonun meyve içeriğinde kütlece en çok bulunan p-kumarik asit ve klorojenik asitten kaynaklanabileceği düşüncesiyle kuantum teorik çalışmalar gerçekleştirilerek korozyon mekanizması aydınlatılmak istenmiştir. Bu moleküllerin sulu ortamdaki dipol momentleri sırasıyla 3,9353 Debye ve 6,2839 Debye olarak hesaplanmıştır. Ayrıca p-kumarik asit için E<sub>HOMO</sub> ve E<sub>LUMO</sub> değerleri sırasıyla 7,033 eV ve 0,409 eV iken klorojenik asit için söz konusu değerler sırasıyla 5,845 eV ve 4,057 eV’dir. Belirlenen Mulliken yüklerine göre molekül yapılarında bulunan karbonil ve hidroksil uçlarının, bu moleküllerin YÇ yüzeyine adsorpsiyonunda rol oynadıkları tespit edilmiştir. En yüksek inhibitör miktarında, 168 saatlik daldırma süresinin ardından yaklaşık olarak % 99 inhibisyon etkinliği tespit edilmiştir.</p> Goncagül AKSARAY,Başak DOĞRU MERT Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/101 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Türk Bisiklet Sporcularının Yarışa Yönelik Beslenme Davranışlarının İncelenmesi https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/93 <p>Çalışmanın amacı, uluslararası düzeyde mücadele eden Türk bisiklet sporcularının müsabaka haftasına yönelik olarak, yarışma öncesi, sırası ve sonrası uyguladıkları beslenme stratejilerinin ve yarışma sonrası toparlanma yöntemlerinin belirlenmesidir. Araştırmaya, 19 erkek ve 13 kadın toplam 32 bisikletçi katılmıştır. Beslenme alışkanlıklarının ve toparlanma yöntemlerinin belirlenebilmesi için “Sporcu Beslenme Formu” uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre; sporcuların düzenli üç öğüne sahip oldukları; öğünlerini düzenli alanlar ile almayanlar arasında, düzenli alanların lehine anlamlı fark olduğu (P=0,034); sporcuların %59,4’ünün öğün atlamadığı; ana öğüne ek olarak sporcuların %71,9’unun en az bir ara öğün aldığı tespit edilmiştir. Yarışma sabahı bisikletçilerin %53,1’i karbonhidrat, %6,3’ü protein, %40,6’sı karma ağırlıklı beslendiği; yarış esnasında sporcuların %37,5’inin muz, %52,5’inin enerji jeli tükettiği tespit edilmiştir. Bisikletçilerin yarıştan sonra ortalama 48 dk (±41) içinde içecek, ortalama 78,5 dk (±48,6) içinde yiyecek tükettikleri, yarış bitiminden 10 dk sonrasından itibaren farklı beslenme stratejileri uyguladıkları ortaya konmuştur. Yarış öncesi, sporcuların %53,1’inin karbonhidrat, %18,8’inin protein, %28,1’inin karma ağırlıklı beslendiği; yarış sonrası, sporcuların %40,6’sının karbonhidrat, %28,1’inin karma, %18,8’inin protein ağırlıklı beslendiği tespit edilmiştir. Yarış sonrası tüketilen bu makro besin öğelerinden karbonhidratın ortalama 241,9 g (±192,9), proteinin 46,0 g (±29,1), yağın ise 13,3 g (±7) olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak uluslararası düzeydeki kadın ve erkek bisikletçilerin yarışma sabahı, yarış sonrası ana öğün ve yarıştan 3 saat sonraki öğünde karbonhidrat ağırlıklı, yarışmadan bir gün sonra ise karma ağırlıklı beslendikleri tespit edilmiştir. Sonuçların, bu sporu üst seviyede yapmak isteyen sporculara, beslenme bilgisi edinmek isteyen antrenör ve diyetisyen gibi spor çalışanlarına faydalı olacağı düşünülmektedir</p> Esra KÜRKCÜ AKGONUL,Gokmen ÖZEN,Omer Cumhur BOYRAZ Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/93 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Esnek İkili Parçalı İşlemlerin Tümleyenli Esnek İkili Parçalı Yıldız (*) ve Teta (θ) İşlemleri Üzerine Dağılması https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/99 <p>Esnek küme teorisi belirsizliklerle ilgilenir ve hem teorik hem de uygulama yönüyle birçok alana uygulanmıştır. Başlangıcından bu yana, farklı çeşitlerde esnek küme işlemleri tanımlanmış ve çeşitli türlerde kullanılmıştır. Bu makale esnek kümelerin teorik bir çalışmasıdır ve bu çalışmada, bazı cebirsel yapılar elde etmek için tümleyenli esnek ikili parçalı yıldız ve teta işlemleri üzerine esnek ikili parçalı işlemlerin dağılımlarının elde edilmesiyle esnek küme literatürüne katkıda bulunulması amaçlanmıştır.</p> Aslıhan SEZGİN,Murat SARIALİOĞLU,Ahmet Mücahit DEMİRCİ Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/99 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Bazı Benzenoid Sistemlerin NM-polinomları ve Komşuluk Derecesine Dayalı Topolojik İndeksleri https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/106 <p>Topolojik indeksler, bir grafla temsil edilen bir kimyasal yapının sayısal tanımlayıcılarıdır. Topolojik indeksler, kimyasal yapıların fiziksel, kimyasal ve biyolojik özelliklerini deney yapmadan tahmin etmek için kullanılır. Bu çalışmada, üçgen, zikzak ve eşkenar dörtgen benzenoidlerin NM-polinomlarının kapalı formları ve komşu derecesine dayalı topolojiksel indisleri hesaplanmıştır. Ayrıca her bir benzenoid için topolojik indeksleri karşılaştırılmıştır.</p> Ozge ÇOLAKOĞLU Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/106 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Farklı Pozisyonlarda Dairesel Engellere Sahip Dikdörtgen Oluklu Bir Kanalda Hidrodinamik ve Termal Karakteristiklerin Sayısal Çalışması https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/121 <p>Bu çalışma, dikdörtgen oluklu bir kanalda hidrolik ve termal karakteristikler üzerinde dairesel engellerin pozisyonlarının etkisini sayısal olarak değerlendirdi. Sayısal çalışma, ANSYS Fluent çözücü ile çözüldü. Çalışmada, dairesel engeller, dikdörtgen oluklu kanala üç farklı pozisyonda (Durum 1, Durum 2 ve Durum 3) yerleştirildi ve bulgular dairesel engellerin olmadığı oluklu kanal (Durum 0) ile karşılaştırıldı. Oluklu kanalın duvarları 350 K’de korundu. İş yapan akışkan havadır. Çalışma farklı Reynolds sayıları için gerçekleştirildi (2000 ≤ Re ≤ 10000). Sayısal bulgular önceki çalışma sonuçları ile doğrulandı. Simulsayon sonuçları, hız ve sıcaklık alanlarının kanal geometrisinden, dairesel engellerin pozisyonundan ve Reynolds sayısından önemli derecede etkilendiğini göstermiştir. Sonuçlara göre, en az basınç düşüşü Durum 3’de meydana gelirken, en yüksek basınç düşüşü ve ısı transferi Durum 1’de elde edilmiştir. Taşınımla ısı transferi, Re=10000 ve Durum 1’de Durum 0’a göre 1,78 kat iyileşmiştir. Tüm akış durumları için, Reynolds sayısı ile Nusselt sayısı ve basınç düşüşü artmıştır. Artan sürtünme faktörü nedeniyle Reynolds sayısı ile termo-hidrolik performans değerleri düşmüştür.</p> Selma AKÇAY Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/121 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Uşak İli Köy Tavukçuluğunun Genel Durumu, Sorunları ve Çözüm Önerileri https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/125 <p>Bu çalışma, Uşak, ili köy tavukçuluğunun mevcut durumunun ortaya konulması ve yetiştiricilikte karşılaşılan önemli sorunların tespit edilmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın materyalini; Uşak’ta köy tavukçuluğunun yaygın olduğu köylerde üreticilerden elde edilen 125 adet anket verileri oluşturmuştur. Çalışma sonunda yetiştiricilerin %79.2’sinin 60 yaş altında olduğu görülmüştür. Yetiştiricilerin %72.8’i yerli ırkları tercih ettiklerini, büyük çoğunluğu ek aydınlatma, ısıtma ve havalandırma kullanmadığını belirtmiştir. Başlıca sorunlar; hastalık, yem fiyatları, barınak yetersizliği ve pazarlamadır. Çeşitli destek ve teşvik paketleriyle yetiştiricilerin başlıca sorunlarına destek sağlanması Uşak ilinde köy tavukçuluğunun sürdürülebilir olmasına ve geliştirilmesine katkı sunabilir.</p> Yuksel AKIN Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/125 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Siber Güvenlikte Kali Linux ve Sızma Araçlarının Kullanımı https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/112 <p>Siber güvenliğin sağlanmasında Kali Linux ve sunduğu sızma araçlarının sunucu sistemlerine yönelik penetrasyon testlerinde kullanımı önemlidir. Bu çalışmada, test ortamı olarak Linux Ubuntu işletim sistemi ve üzerinde çalışan bir web sunucusu kullanılmıştır. Test ortamında, Kali Linux üzerindeki sızma araçları kullanılarak yapılan tüm tarama ve sızma işlemleri gerçekleştirilmiştir. Öncelikle, hedef sistem üzerindeki açık portları tespit etmek için port taraması uygulanmıştır. Tarama ile sistemdeki aktif servisler ve servislerin çalıştığı portlar belirlenmiştir. Sonraki adımda, kullanıcı adı ve parola kombinasyonlarının bir listesi kullanılarak oturum açma bilgilerini elde etmek hedeflenmiştir. Sözlük saldırısı ile parola kırma işlemi yapılmıştır. Böylelikle, zayıf parolaların kullanıldığı hesapların belirlenmesi gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamında ayrıca, SQL saldırısı gerçekleştirilerek hedef sistemin veritabanına yetkisiz erişim sağlanmıştır. Saldırı yöntemiyle güvenlik açıklarının olduğu web uygulamaları hedef alınarak veritabanına sızma girişiminde bulunulmuştur. Veritabanına erişim sağlandıktan sonra hassas verilere erişilmiş ve veriler manipüle edilmiştir. Son olarak, yetki yükseltme işlemi gerçekleştirilerek hedef sistemin tam kontrolünün ele geçirilmesi sağlanmıştır. Sistemdeki zayıf yapılandırmalar, güvenlik açıkları veya yetkilendirme hatalarının tespit edilmesi hedeflenmiştir. Sonuç olarak, Kali Linux ve sızma testi araçlarının sunucu sistemlerindeki güvenlik açıklarını tespit etmek ve gidermek için önemli bir araç olduğu gösterilmektedir. Çalışmanın sonuçları, Kali Linux ve sızma testi araçlarının güçlü yeteneklerini ve potansiyel güvenlik açıklarını ortaya çıkarmada etkinliğini göstermektedir. Böylelikle, sistem yöneticileri benzer araçları kullanarak yönettikleri sistemleri test ederek güvenlik açıklarını tespit edebilir ve gerekli önlemleri alabilirler. Bu çalışmada, bu önemin açıklanması ve oluşturulan deneysel test ortamında gösterilmesi hedeflenmektedir.</p> Hakan ETİK,Ozgu CAN Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/112 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Yalıtım Amaçlı Kullanılan Taşyünü Levhaların Üretim Aşamalarının İncelenmesi ve İSG Açısından Değerlendirilmesi https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/123 <p>Çalışma kapsamında Türkiye’de üretim yapan seçilmiş bir taşyünü üretim tesisinin iş sağlığı ve güvenliği yönünden değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla ülkemiz için ticari anlamda büyük öneme sahip bir işletmede, yerinde ziyaretler ve işletme bünyesinde çalışan teknik personel ile iş güvenliği uzmanlarıyla detaylı görüşmeler yapılmıştır. Bu incelemeler sonucunda, çok tehlikeli sınıfa giren bu tesisin mevcut riskler, kullanılan kişisel koruyucu donanımlar vb. açılarından değerlendirmesi yapılmıştır. Ayrıca riskleri ortaya koymak için üretim aşamaları detaylı olarak ele alınmış ve en büyük risk faktörlerinin hangi üretim aşamalarında/hangi bölümlerde olduğu irdelenmiştir. Buna göre taşyünü üretim tesislerindeki kimyasal risk faktörlerinin en önemlisinin karbonmonoksit zehirlenmesi olduğu, en önemli fiziksel risklerin ise yüksek sıcaklıkta üretim yapmaktan kaynaklandığı tespit edilmiştir.</p> Ismail KÖSELİ,Belkıs ZERVENT ÜNAL Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/123 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 ZrB2 ve TiB2’nin Ultra Yüksek Sıcaklık Uygulamalarında Kullanımı https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/95 <p>Bu araştırma, ileri teknolojik uygulamalarda ultra yüksek sıcaklık seramiklere (UHTC) artan ilgiyi vurgulamaktadır. UHTC’ler ultra yüksek sıcaklık seramiklerdir, 1950’lerin sonunda ilgi çekmeye başlamışlardır, olağanüstü özellik ve nitelikleri olan malzemelere duyulan ihtiyacın artmasıyla da kullanımı da artmaktadır. Ultra yüksek sıcaklık seramiklerin uzay ve havacılık sektöründeki uygulamalarında bu seramiklerin içinde matris malzemesi olarak borürlerin kullanılması bir hayli yaygındır. Borürler ailesinde önde gelen grup ise diborürlerdir. Zirkonyum, titanyum ve hafniyum diborürler yüksek sıcaklıkta en kararlı diborürlerdir. Havacılık-uzay sanayii, nükleer sanayi, kesici takımlar, savunma sanayii (kurşun geçirmez malzemeler), ısıya dayanıklı kaplama malzemeleri gibi genel kullanım alanları bulunmakta ve ilerleyen teknolojiyle birlikte gittikçe kullanım alanları artmaktadır. Bu inceleme, bugüne kadar literatürde rapor edilen UHTC’lerin uygulamalarına genel bir bakış sağlar ve çok yönlü uygulama alanlarına dikkat çekmektedir.</p> Emine Gizem YILDIZ,Yasemin YILDIZ Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/95 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Dezenfektanların Sucul Organizmalar Üzerindeki Toksik Etkileri https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/119 <p>Son yıllarda artan kaotik iklimsel ve mikrobiyal değişimlere bağlı olarak çevre refahı ve halk sağlığının stabilizasyonunu sağlamaya yönelik çeşitli yaklaşımlar ortaya çıkmıştır. Dezenfeksiyon işlemleri bunlardan biri olmasına karşın, çevrede dezenfeksiyon ürünlerinin mevcudutiyeti düşündürücü bir duruma gelmiş ve organizmalar üzerindeki toksikolojik etkileri sorgulanmaya başlanmıştır. Bu çalışma, çeşitli dezenfektanların sucul ekosistemlerdeki organizmalara etkilerini karşılaştırmalı olarak araştırmak ve değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla, su ortamındaki belirli türlerle yapılan yaşam döngüsü çalışmalarına dayalı toksisite önem seviyeleri araştırılmış, farklı dezenfektan türlerinin hedef türler üzerindeki etkilerini içeren önemli sayıda çalışma gruplandırılmıştır. İncelenen araştırmalara göre organizmaların, ekonomik oluşu ve kullanım kolaylığı nedeniyle en çok klor maruziyetinden etkilendikleri görülmüştür. Sonuçlar dezenfektanların ekosistem için bir risk oluşturduğunu ve hatta uzun süreli maruziyetlerde organizmalar için daha fazla genotoksik, mutajenik ve teratojenik sonuçlara neden olabileceğini göstermiştir.</p> Burcu YEŞİLBUDAK Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/119 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300 Derleme: Koyunlarda Yapağı Özelliklerine Etkili Olan Keratin İle İlişkili Protein Genleri https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/129 <p>Koyun yapağısının değeri, geçmişten günümüze yapısı ve genetiği ile ilgili kapsamlı araştırmalara ilham vermiştir. Keratin ile ilişkili proteinler (<em>KAP</em>'lar) yapağı liflerinin en önemli yapısal bileşenleridir. Bu protein genlerinin ekspresyonunun belirlenmesi, düzenlenmesi ve karakterizasyonu moleküler gelişmelerle hızla ilerlemiştir. Bu derlemede, <em>KAP</em> genlerindeki genetik varyasyon ile lif özellikleri arasındaki potansiyel ilişki incelenmiş ve <em>KAP</em> genlerinin daha kaliteli yapağı üretmek için koyun yetiştiriciliğinde seleksiyon için bir belirteç olarak kullanımı değerlendirilmiştir. Bu çalışma, son on yılda yüksek kaliteli yapağı verimi ve kaliteli yapağı üretimi ile koyun ırklarının ıslahı ile ilgili <em>KAP</em> genleri hakkındaki literatürün bir derlemesini sunmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, bu gen ailelerinin genotipik önemine dikkat çekilmesi amaçlanmıştır.</p> Emine MUTLU,Deniz DİNÇEL Telif Hakkı (c) 2024 Kadirli Uygulamalı Bilimler Fakültesi Dergisi https://creativecommons.org/licenses/by-nc-sa/4.0 https://kadirliubfd.com/index.php/kubfd/article/view/129 Fri, 08 Mar 2024 00:00:00 +0300